• Sosyal Medya:
MESLEKLER VE TANIMLARI

MESLEKLER VE TANIMLARI

Basın Yayın Yüksek Okullarının yanı sıra bir konuda uzmanlık eğitimi alanlar, meslekte edinilecek deneyimle birlikte bu mesleği yapabilirler. Çalışma alanları, gazeteler, radyo ve televizyon kanalları, haber ajansları.

+ TÜM DEVRE TASARIM VE ÜRETİM UZMANLIĞI

Üniversitelerin elektronik mühendisliği bölümlerindeki lisans eğitiminin üçüncü yılından sonra mikro elektronik bölümü seçiliyor. Tüm devre tasarımı, iyon ekme tekniği konularında lisansüstü eğitimi yapılıyor. TÜBİTAK ve üniversitelerin dışında Türkiye’deki çalışma alanları kısıtlı. Ancak, dünyada önü oldukça açık bir işkolu. Bu alanda eğitim alan Türk mühendisleri yurtdışında cazip koşullarda çalışıyorlar.

+ SAĞLIK, EMNİYET, ÇEVRE KORUMA UZMANLIĞI

Çevre mühendisliği konusunda lisans eğitiminin ardından işletme alanında yüksek lisans yapılması gerekiyor. Ancak çevre mühendisliği eğitimnde emniyetle ilgili yeterli bilgi verilmediği için, bu konudaki deneyim sanayiden ediniliyor. Diğer mühendislik kollarından da bu mesleğe geçiş yapılabiliyor.

+ MOLEKÜLER BİYOLOJİ

Bilkent, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi’nde moleküler biyoloji ve genetik dallarında lisans eğitimi yapılıyor. Üniversite ve TÜBİTAK gibi eğitim kurumlarının yanı sıra yurtdışında iş alanları var.

+ BİYOTEKNOLOJİ

Biyoloji eğitiminden sonra moleküler biyoloji ve genetik dallarında yüksek lisans yapmak gerekiyor. Enerji sektörü, üniversite ve TÜBİTAK başlıca çalışma alanları.

cizgi

+ ÇEVRE BİYOTEKNOLOJİSİ

Çevre konusundaki lisans eğitiminin yanı sıra tarım ve ziraat mühendisleri de bu alana geçiş yapabiliyorlar. Ancak, meslek içi eğitimler ve konuyla ilgili lisans eğitimi almaları gerekiyor.

Türkiye’de biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren şirket sayısı fazla değil. Dünyada bu mesleğe ilgi giderek artıyor. Geliştirilen ürünler için alınan patentler, bu işi yapanlara yüksek kazanç sağlıyor.

+ GAYRIMENKUL DANIŞMANLIĞI

Gayrimenkul geliştirme danışmanlığı, dünyada yaygın bir iş kolu olmasına karşın Türkiye’de pek bilinmiyor. Gelecekte bu mesleği seçenler kazanacak. Yatırım yapılması halinde arsa gibi taşınmazların ekonomik değerini belirleyen bu iş kolu, fabrika ve şirketlerin de belirli zamanlarda ekonomik değerlendirmesini yapıyor. Batı’da ipotek bankacılığının gelişmesiyle yaygınlaşan gayrimenkul geliştirme danışmanlığının, Türkiye’de de aynı süreci izleyeceği yorumları yapılıyor. Teminat amaçlı gayrimenkul değerlemesinin, gerçek ve bilimsel değerler kullanılarak yapılması, birçok yatırımcıya kaynak sağlaması açısından da önem taşıyor.

+ SERMAYE PİYASASI UZMANI

Bir ülkedeki menkul kıymetleri, yabancı yatırımcılara pazarlayan uluslararası sermaye piyasası uzmanları, ülkeye finansman sağlıyor. Mesleğini hem keyifli, hem de milli yanı ağır basan bir meslek olarak tanımlanıyor. dikkatli bir çalışma süreci gerektiriyor. iktisat ve işletmeyle birlikte, muhasebe, finans, pazarlama ve diğer sosyal bilgiler dallarında alınacak eğitimler çok önemli olmaktadır.

Tombul’a göre, Türkiye’de sermaye piyasalarının yeni gelişmesi, bu mesleği gelecekte öne çıkaracak nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Tombul, sermaye piyasalarının gelişmeden hiçbir ülkenin gelişmeyeceğini vurguluyor:

“Türkiye’de borsa yolun çok başında ve spekülatif ağırlıklı olarak ilerliyor. Ama bu böyle olmayacak. Her ülke bu aşamadan geçiyor. Bir ülkenin gelişmesi, sermaye piyasalarının gelişmesine bağlı. Bu durum Türkiye için de geçerli.”

+ SAĞLIK, EMNİYET, ÇEVRE UZMANI

Bu meslek, işyerinde çalışanların kendi sağlıklarını koruyarak çalışmalarını sağladığı gibi, şirketin çevreye zarar verip vermediğini de kontrol ediyor. Üretim faliyetleri çoğalıp, yeni tesisler açıldıkça, gelecekte bu konunun uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulacak. Ölçek farkı gözetilmeden tüm şirketler, bu konuyla ilgili danışmanlık hizmeti alarak, eleman çalıştıracaklar.

Mesleği ön plana itecek gelişmelerden biri de şirketlerin ISO 14000 belgesi alma zorunlulukları. Çevreyle ilgili bir sertifika olan ISO 14000’i alabilmeleri için Sağlık,

+ GAZETECİLİK

İnsanların haber alma ihtiyaçları gelecekte de artarak devam edecek. Bu nedenle gerek yazılı, gerek görsel basın önem kazanacak. Bugününün gazetecileri, özellikle savunma, ekonomi, magazin gibi alanlarda uzmanlaşmayı tercih ediyorlar. Böylece, geçmişteki herşeyi bilen gazeticiler dönemi tarihe karışıyor.



+ SPİKERLİK

Özel televizyon kanallarının çoğalmasıyla birlikte önem kazanan haber spikerliği , bugün gençler arasında en çok tercih edilen mesleklerden biri. Gelecekte de yenileri açılacak olan televizyon kanallarıyla haber spikerliği giderek popülaritesini artıracak.



+ YÖNETİCİLER

Endüstri çağında, yöneticilerle işçiler arasında “sosyal kontrat”lar gündeme gelebilecek. “Ömür boyu iş garantisi” kavramı ağırlık kazanarak işgücünün eğitimine önem verilecek. Gerçek değişim ise yönetim biçimlerinde yaşanacak. Sistem, vardiyasız çalışma, iş paylaşımı, geçici profesyoneller ve yöneticiler üzerine kurulacak.

Yöneticiler, yeterli iş bilgisi olmayan işçiler için özel yönetim planlarını devreye sokacaklar. iyi eğitim görmüş ve iş bilgisi tam olan uzmanlara ise özel motivasyon programları uygulanacak. Böylece, her iki gruba da önce kendini , sonra işini geliştirme fırsatları sunulacak.

Meslek içi eğitimler artacak, danışmanlık hizmeti veren şirketler önem kazanacak. Eğitilen ve iş deneyimi kazanan çalışanlar, kendi mesleklerini şirketin ihtiyaçları konusunda kullanabilmeyi amaçlayan ileriye dönük planlar yapabilecekler. Yönetim, her düzeydeki çalışanın ihtiyaç duyduğu rahat ortamı sağlayacak, bunun karşılığında ise onlardan şirkete yeni fikir kazandırmasını ve ürünler katmasını isteyebilecek. Organizasyonun başarılı olması ise ana hedef olacak.

Teknolojinin etkileri, eğitim, sosyo-ekonomik sistem, organizasyonel eğilim, pazarda globalizasyon, işgücü gibi unsurlar, 2007 yılı yönetim ve yöneticilerin ana konularını oluşturuyor. Orta kademe yöneticiler gerekli teknolojileri kullanarak, kurum içinde toparlayıcı, organize edici, süzgeçten geçirici bir rol oynayacaklar.

Sınırların kalkmasıyla birlikte çok yönlü işgücü potansiyelini yönetecek olan yöneticilerin başarıları, bu grupları birleştirerek, verim alabilmesiyle ölçülecek. Tüm çalışmalar iş gruplarının oluşmasıyla yürütülecek. Bu gruplar, yeni kararları verirken müşteriden, varolan iş gücü potansiyeline ve kurumun dış dünyadaki yapısına kadar birçok bulguyu inceleyecek. Onların inisiyatif kullanmaları sağlanacak.

Kısacası,  yöneticiler, izleyici, atak, insana odaklı, esnek, risklere açık, lider, vizyon sahibi olan ve insanların performansını ölçebilen bir yapıda olanlar arasından seçilecek. Bilgiyi, teknolojiyi, rekabet ortamında bir avantaj haline getirebilen yöneticiler, kendi güçleri yerine verimliliği en önemli güç olarak görebilecekler.

Emniyet ve Çevre (SEÇ) sistemlerine sahip olmaları gerekiyor. Gelecekte, gerek Türk, gerekse yabancı şirketlerin mal satabilmek için gerekli olan ISO 14000’e yönelmeleriyle bu alanda hizmet verecek onlara büyük ihtiyaç duyulacak.

+ ENFORMASYON MÜHENDİSLİĞİ

Uzmanlar önümüzdeki yüzyılda en değerli şeyin bilgi olacağını söylemektedirler. Ancak burada önemli olan doğru zamanda, doğru bilgiye ulaşabilmektir. Bu nedenle,önümüzdeki yıllarda, iletişim araçlarını kullanarak, seminer, konferans, sempozyum vb. toplantılar aracılığı ile halkın doğru bilgilendirilmesi gündeme gelecektir. Bunun yanı sıra, bilginin daha öznel ve daha karmaşık hale gelmesi, bilgiye mühendislik yöntemleriyle yaklaşmayı zorunlu kılacaktır.
Özellikle, toplumun gündemine bazı konuların girmesi için çaba sarf eden dernek, vakıf vb. kamu yararı güden kuruluşlar, enformasyon mühendisliği mesleğine gereksinim duymaktadırlar. Enformasyon mühendisleri, uzmanları bir araya getirerek, en doğru bilgiyi topluma ulaştırırlar.

İyi bir enformasyon mühendisi olabilmek için kişinin, organizasyon yeteneğine sahip olması, insanlarla rahat iletişim kurabilmesi, toplumun gündemini iyi bilmesi, değişik konulardan birinde uzman olması gerekmektedir.

Enformasyon mühendisi olabilmek için, her hangi bir mühendislik eğitimi görmüş olmak yeterlidir. Enformasyon mühendisleri özellikle kamu yararına çalışan kuruluşlarda görev alır.

+ ERGONOMİ MÜHENDİSLİĞİ

Çağdaş üretim araçları, artık, kurum içi görsel düzenlemelerden, kullanılan araç-gerecin tasarımına, yerleşim alanlarını kullanım biçimine dek her şeyi yeniden gözden geçirip planlayan ve adına “Ergonomi” denen yeni bir bilim dalının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Özellikle ülkemizde pek fazla geçmişi olmayan ergonomi bilim dalı, dünyadaki gelişimine paralel olarak, Türkiye’de de bir mühendislik alanı olmaya başlayacaktır. Zira, klasik olarak ergonomi bilim dalının iş yerlerini sadece düzenleyen bir bilim olduğu anlayışı giderek yerini, çalışanların verimini ve kapasitesini arttırmayı amaçlayan çağdaş bir anlayışa terk etmektedir.

Ergonomi mühendislerinin asıl görevi, çalışanların verimini arttırmak için ergonomik ortamı daha da geliştirmektir. Çalışma yerinin tasarımı ideal ölçülerde olsa da, zaman zaman iş veriminde görülen düşüşleri ortadan kaldırmaya yönelik çözümler üretmek gerekmektedir. Bu itibarla, işletmelerdeki iş akış ve çalışma sistemleri ne kadar iyi planlanırsa planlansın ,ergonomi mühendisinin yaratıcı düzenlemeleri esas alınmalıdır.

İyi bir ergonomi mühendisinin sorunlara pratik çözümler üretebilmesi, yaratıcı ve dinamik olması ve insan ilişkilerinde başarılı olması gerekmektedir.

Ergonomi mühendisi olabilmek için, Ergonomi, Endüstri Mühendisliği ya da İşletme Mühendisliği eğitimi almış olmak gerekmektedir.

Ergonomi Mühendisleri, finans kurumlarında ve endüstri kuruluşlarında çalışırlar.

+ GENETİK MÜHENDİSLİĞİ

Teknolojinin gelişmesi yaninda dünya nüfusunun da inanilmaz bir tempoda artmasi insanoglunun karşisina yeni sorunlar çikartmaktadir. Insanlari bu kadar büyük ve yogun sorunlarla baş edebilmeleri için gerek bedensel, gerek zihinsel açidan güçlü olmalari gerekmektedir. Genetik mühendisi, başta insan olmak üzere tüm canlilarin fizyolojik, biyolojik ve zihinsel özelliklerini istenen ideal ölçülere ulaştirmak için genetik çalişmalar yaparlar.

İyi bir genetik mühendisi olabilmek için, deney yapmaktan hoşlanmak , başarısızlıktan yılmayan sabırlı bir yapıya sahip olmak,ayrıntılara dikkat etmek, ekip çalışmasına yatkın olmak ve en önemlisi de yüksek bir mesleki ve insani sorumluluğa sahip olmak gerekmektedir.

Genetik mühendislerinin başta tip olmak üzere Biyoloji, Ziraat Mühendisligi veya Kimya Mühendisligi alanlarindan birinden yetişmeleri gerekmektedir.

+ NETWORK MÜHENDİSLİĞİ

Bilgisayarın hayatın her alanına girmesiyle birlikte, gerek ofis gerekse daha geniş bir fiziksel alan içinde, var olan bilgi kaynaklarının diğer sistemlerle uyumlu bir şekilde bütünleştirilmesi önem kazanmaya başlamıştır. Hedef, bilgisayar da üretilen bilginin ortak bir havuzda toplanarak daha rasyonel kullanılmasıdır. Buna ek olarak, ana elektronik gücün daha akılcı kullanılması esas sorunu oluşturacaktır. Maliyet unsurlarının en az düzeye indirilerek bilgiye daha ucuz ve yaygın şekilde ulaşılmak istenmesi ve bilgi sistemleri arasındaki bağlantının kurulmasının zorunlu hale gelmesi Network mühendisine duyulan ihtiyacı arttıracaktır.

Network mühendisi, bilgisayar ağırlıklı sistemler arasında, en uygun haberleşme yöntemini saptar(en uygun network ağını seçer), sistemi kurar ve işletimi açar.

İyi bir network mühendisi olabilmek için karmaşık bir bütünü öğelerine ayırabilme gücüne (analizci kafa yapısına) ve yaratıcı bir kişiliğe sahip olmak gerekmektedir. Ayrıca network mühendisi, ekip çalışmasına yatkın ve insan ilişkilerinde başarılı olmalıdır.

Network mühendislerinin, bilgisayar mühendisliği veya elektronik mühendisliği eğitimi görmüş olmaları gerekmektedir.

+ OTOMASYON MÜHENDİSLİĞİ

Dünyada yaşanan bütünleşme süreci sonunda,üretilen ürünler sadece o ülkede degil ,dünyanin her yerinde alici bulabilir hale gelmiştir. Kaliteli, ucuz ve standartları belli mal üreten işletmelerin rekabet gücü artmaktadır. Kaliteli ucuz ve bol miktarda üretim ise ancak otomasyonla mümkün olabilmektedir. Otomasyon, endüstride, yönetimde ve bilimsel çalışma alanlarında insan aracılığı olmadan, işlerin otomatik olarak yapılmasıdır. Otomasyon mühendisleri, fabrikadaki üretim işlerinin tümünün bilgisayarlar aracılığı ile yapılmasını sağlar ve üretimle ilgili sorunları çözerler. Ayrıca üretim sürecinde ,insanların yerine çalıştırılan robotları programlarlar.

Otomasyon mühendisi olmak isteyen bir kişi, mühendislik için gereken niteliklerden başka yaraticilik ve analizci düşünme gücü gibi özelliklere üst düzeyde sahip olmalidir. Bunun yani sira bilgisayar programlama dillerini ve üretim sürecinde yapilan işlemleri iyi bilmelidir.
Otomasyon mühendisliği eğitimini doğrudan veren bir eğitim kurumu yoktur. Ancak bilgisayar ve elektronik mühendisleri uzmanlaşarak otomasyon mühendisi olabilirler. Otomasyon mühendisleri, fabrika ortamında çalışırlar.

+ TASARIM MÜHENDİSLİĞİ

Uluslararası rekabete açılmayı hedefleyen tüm firmalar, özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerle iş yapacak firmalar, artık dış ülkelere kalitesiz ürünler satamayacaklardır. Bu itibarla, tüm firmalar, gerek yurt dışında gerek yurt içinde yabancı ülkelerle yarışabilmek için kaliteli, ucuz ve çekici ürünler üretmelidirler. Dış pazarlarda Türk firmalarından talep edilen ürünlerin, rakip ülke firmalarının ürettiği ürünlerden daha cazip olması kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Dolayısıyla, halen Türk firmalarının en fazla gereksinim duydukları tasarım konusu, önümüzdeki yıllarda önemini giderek daha da arttıracaktır.

Tasarım mühendisi, çalıştığı firmanın ürünlerini, dış pazarların talebine göre yeniden tasarlayarak, firmasının dış pazarlarda rekabetçi çizgisini sürdürmesini sağlar. İyi bir tasarım mühendisi, öncelikle dış pazarları çok iyi takip etmelidir. Yabancı dil bilmeli ve yabancı ülkeler insanlarının kültür yapılarını ve tüketim alışkanlıklarını bilerek, ürünü ona göre şekillendirmelidir. Bunun için meraklı, araştırmacı ve yaratıcı bir kişi olmalıdır.

Tüm mühendislik bilimlerinden mezun olanlar, tasarım mühendisi olarak uzmanlaşabilirler. Tasarım mühendisleri özellikle dış pazarlara dönük çalışan ihracatçı firmalarla çalışabilirler.

+ TIP MÜHENDİSLİĞİ

Teknoloji ve bilimin inanılmaz bir şekilde gelişmesi elbette ki beraberinde bir takım sorunları da getirmektedir. Yeni buluşlar ,insanlara bir takım yararlar sağlarken, zaman zaman da insan sağlığını tehdit eder hale gelmektedir. Hatta bu gelişmelerin bir sonucu olarak ta pek çok yeni hastalık ortaya çıkmıştır. Örneğin, nükleer santraller ucuz ve çok miktarda enerji üretirken, buralarda meydana gelen nükleer sızıntılar, radyasyon sebebiyle insanların kanser olmalarına sebep olmaktadır.

İnsanoğlu binlerce yıldır tanıdığı ve bildiği hemen hemen tüm hastalıklara çare bulabilmiştir. Ancak teknolojik gelişmelere bağlı olan hastalıkların teşhisi ve tedavisi yine teknolojinin gelişmesiyle mümkün olabilmektedir.

Tıp mühendisi, hastalıkların teşhis ve tedavisine yardımcı olacak daha gelişmiş cihazları geliştirir.

+ ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Bu programda dünya devletlerinin oluşturdugu uluslararasi sistemin tarihi, geçirdigi evreler, sistemin siyasi, ekonomik ve hukuksal yapisi, işleyişi gibi konularda, Türkiye”nin bu sistem içinde yerine ve diş ilişkilerine özel agirlik verilerek egitim yapilir.

Uluslararası ilişkiler programında uluslararası ilişkiler, Türk dış politikası, devletler hukuku, siyasal tarih, siyaset bilimi, toplumbilim, ekonomi gibi dersler okutulur.

Bu bölüme girmek isteyenlerin düşüncelerini söz ve yazi ile en etkin biçimde iletebilen, tarih, sosyoloji, psikoloji, hukuk, ekonomi alanlarina ilgi duyan, en az bir yabanci dili iyi bilen, insan ilişkilerinde başarili kimseler olmalari gerekir. Bu bölümde diplomasi alanina uzman yetiştirildigi düşünülürse, bu meslegin üyesi olacak bir kimse için, temsil niteligine ve genel kültüre sahip olma ve insan ilişkilerinde başarili olma, aranan en önemli niteliklerdir.

Uluslararası ilişkiler bölümünü bitirenler açılan sınavlarda başarı gösterirlerse diploması alanında çeşitli unvanlarla görev alabilir. Diplomat, devletin bir başka ülkede temsilcisi olup kendi ülkesi ile gönderildiği ülke arasındaki ilişkileri yürütür. Temsil görevini yürüttüğü ülkenin hükümeti ile kendi hükümeti arasındaki diplomatik ilişkileri düzenler.

Mezunlar diğer siyaset bilimi mezunlarının çalıştıkları alanlarda, onların yaptıkları görevleri yapabilirler. Yerel ve uluslar arası bankalarda ticari işlemler yürütürler.

Üniversitelerin bu bölümlerini bitirenlerin çalışabilecekleri alanlar oldukça çeşitlidir. En önemli çalışma alanları arasında, başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı gibi devlet daireleri, özel şirketler ve çeşitli kitle haberleşme kuruluşları ve uluslararası bankalar sayılabilir.



+ KAMU YÖNETİMİ

Kamu yönetimi programının amacı devlet teşkilatının çeşitli kademelerinde sistemin ekonomik ve sosyal yönden gelişmesinden sorumlu elemanları yetiştirmek ve bu konuda araştırma yapmaktır.

Kamu yönetimi programında siyaset ve sosyal bilimler, yönetim bilimleri, kentleşme ve çevre sorunları, siyasal teoriler, siyasal düşünceler tarihi, devlet olgusu ve kökeni, siyasal iktidar, siyasal rejimler, anayasa, hukuk gibi alanlara ilişkin dersler okutulmaktadır.

Bu alanda çalışmak isteyenlerin üstün bir genel akademik yeteneğe sahip, düşüncelerini yazılı ya da sözlü olarak ifade edebilen, sosyoloji, psikoloji, mantık, felsefe ve tarihe meraklı ve bu alanlarda iyi yetişmiş kimseler olmaları gerekir. Ayrıca, halkla ve üst makamlarla devamlı etkileşim halinde çalışan yöneticilerin sağlam bir mantığa, inandırma gücüne, insan davranışlarının nedenlerini algılama yeteneklerine sahip olması beklenir.

Üniversitelerin kamu yönetimini bitirenler çalıştıkları kurumda pozisyonlarına göre ” Kaymakam “, ” Müfettiş “, ” Yönetici ” gibi unvanlar alırlar.

Devlet sektöründe çalışan kamu yöneticisi, hükümet tarafından, uygulanmak üzere gönderilen kanun ve emirlerin ilgili dairelere iletilmesini ve bunların uygulanmasına sağlar; yanlış ve eksik uygulama olup olmadığını denetler, halkın dilek ve şikayetlerini dinler, ilgili yerlere havale eder. Özellikle vali ve kaymakam gibi kamu yöneticileri, bulundukları il veya ilçelerin güvenliğinden, ekonomik ve sosyal yönden gelişmelerinden sorumludurlar.

Diğer resmi ve özel kuruluşların yönetim birimlerinde yönetici olarak çalışan mezunlar kanun ve yönetmeliklerin uygulamasını sağlar, bu konuda diğer personeli denetler, kısaca yönetim biliminin ilkelerini çalıştığı kurumda uygular.

Kamu yönetimi mezunları başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere bakanlıkların tümünde idari görevlerde çalışabilirler; özel sektörde yönetim mekanizmasının çeşitli kademelerinde görev alabilirler.

+ HUKUK

Hukuk programının amacı, toplumda bireylerin birbirleri ile ve devletle veya devletlerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen yasaların uygulanması sırasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümü konusunda çalışacak hukukçuları yetiştirmek ve bu alanda araştırma yapmaktır.

Hukuk programında hukuk felsefesi ve sosyolojisi, Türk hukuk tarihi, anayasa hukuku, Roma özel hukuku, medeni hukuk, idare hukuku, devletler umumi hukuku, İslam hukuku, borçlar hukuku, ceza hukuku, ticaret hukuku ve vergi hukuku gibi meslek dersleri verilir.

Hukuk fakültesinde başarili olabilmek için ögrencinin lisede aldigi felsefe, mantik, sosyoloji, kompozisyon ve Türkçe derslerinde başarili olmasi beklenir. Hukuk fakültesi mezunlari hangi alanda çalişirlarsa çalişsinlar üstün bir akademik yetenege, ikna gücüne, saglam bir mantik ve seziye sahip olmalidirlar. Hukuk fakültesine girmek isteyenler hukukun, sorumlulugu çok fazla olan bir meslek alani oldugunu, sürekli çalişma, okuma ve araştirma gerektirdigini öncelikle kabul etmelidirler. Sabir ve anlayiş da bu alanda başari için gerekli niteliklerdir.

Hukuk fakültesinde 4 yıllık lisans programını tamamlayanlar daha sonra yaptıkları stajın konusuna göre genellikle “Hakim”, “Savcı” ve “Avukat” unvanları ile çalışmaktadırlar. Bir kısmı da “Danışman” olarak görev yapar.

Hakim mahkemede, vatandaşlar arasinda çikan anlaşmazliklarin hukuk kurallari çerçevesinde çözülmesine çalişir.

Hakim veya savcı olabilmek için bir hukuk fakültesini bitirdikten sonra mahkemelerde staj yapmak gereklidir. Hakim veya savcı olmak isteyen bir kimse hukuk fakültesini bitirdikten sonra Adalet Bakanlığına başvurur. İsteklilerin ihtiyaçtan fazla olması halinde stajyer atamalarında hukuk diplomasının derecesine bakılır. Aynı dereceye sahip olanlar arasında önce başvuranlar sonrakilere, doktora yapmış olanlar hepsine tercih edilir. Stajyerlik dönemini bitirenlerin atanacakları yer kura ile belirlenir.

Hakimlere ve savcılara, kendi yasaları hükümlerince bazı maddi ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu ayrıcalıklar, iki yılda bir ilerleme (diğer memurlar 3 yılda bir derece ilerlemesi yapar), maaşlarının yarıdan fazlası kadar tazminattır.

Hakimlerin, görevleri gereği, siyasal etkilerden uzak tutulmaları ve kendilerini güvenlikte hissetmeleri için bazı önlemler alınmıştır. Sözgelişi, kendileri istemedikçe, hastalık veya yüz kızartıcı bir suç işlemiş olma durumları dışında, Anayasa’ da gösterilen yaştan önce işten çıkarılamazlar, emekliye ayrılamazlar.

Avukatlık genellikle serbest yürütülen bir meslektir. Avukatlar insanların hukuki sorunlarıyla uğraşırlar. Avukat kendisine başvuranın şikayetini dinler, gerekirse davanın açılması için yol gösterir, savunmayı hazırlar ve mahkemede yargıca yazılı ya da sözlü olarak sunar, davayı kovuşturur, gerekirse olay yerine gidip keşif yapan mahkeme heyetine katılır.

Avukat olmak isteyen bir kimsenin hukuk fakültesini bitirdikten sonra bir yıl staj yapması gerekir. Staj süresinin yarısı mahkemelerde, yarısı tecrübeli bir avukatın yanında geçer. Eğitimini başarı ile tamamlayan bir avukat bir yazıhane açarak dava kabul etmeye başlayabilir. Bazı avukatlar kamu kuruluşlarında ve özel kuruluşlarda avukat veya hukuk müşaviri olarak görev alırlar.

Her avukat, avukatlık mesleğini yürütmek için meslek üyelerinin çalışmalarını denetleyen bir kuruluş olan Türkiye Barolar Birliğine kaydolmak zorundadır. Avukatlık mesleğinde iş bulma olanağı; bulunulan bölgenin ekonomik ve toplumsal koşullarına ve avukatın yeteneklerine bağlıdır. Bunun dışında, hukuk fakültesini bitirenler hukuk danışmanlığı, müfettişlik, hariciye meslek memurluğu gibi mesleklerde de iş bulabilmektedirler.

+ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ

Çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri programında işçi-işveren ilişkileri, sosyal güvenlik, endüstriyel demokrasi, servet ve gelir politikası, uluslararası planda sosyal politika konularında eğitim yapılır.

Üniversitelerin bu programında hukuk, ekonomi, maliye, işletmecilik ve yönetim bilimlerine ilişkin derslerle matematik, sosyal düşünceler ve sosyal politika tarihi, sosyal politika, çalışma ekonomisi, sendikacılık, sosyal güvenlik, endüstriyel demokrasi, gelir ve servet dağılımı, ücretler, kentleşme ve konut politikası, Türkiye ekonomisi ve sosyal yapısı, kooperatifçilik, çalışma sosyolojisi ve psikolojisi, istatistik gibi dersler okutulur.

Bu alanda öğrenim yapmak isteyenlerin ekonomi ve sosyolojiye karşı ilgili, üstün akademik yeteneğe ve ikna gücüne sahip ve insanlarla iyi ilişkiler kurabilen kimseler beklenir.

Çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri programını bitirenler “Çalışma Ekonomisti” unvanı ile iş piyasası, sosyal sigorta, iş mevzuatı, toplu sözleşme ve sendikacılık konularında araştırma ve incelemeler yaparak, öneriler geliştirirler. Çalışma ekonomistleri ayrıca, devletin genel sosyal politikası ile sosyal güvenlik ve endüstri ilişkileri politikasının planlanma, düzenlenme ve geliştirilmesinde; ilgili bakanlık ve kamu kuruluşlarında, sosyal işlerin düzenlenme ve yürütülmesinde; kamu iktisadi teşebbüsleri ve özel sektör işletmelerinin çalışma, işçi-işveren ilişkileri ile diğer sosyal işlerinin düzenlenmesi ve yönetiminde de etkili bir rol oynarlar.

Bu alanda öğrenim görenler, DPT”de, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yurtdışı ve yurtiçi ünitelerinde, SSK, Bağkur, T.C. Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kurumlarında, müfettiş veya uzman olarak kamu iktisadi teşebbüsleri ve özel işletmelerin endüstriyel ilişkiler ve sosyal işler bölümlerinin yöneticilik ve danışmanlık hizmetlerinde çalışabilirler. Çalışma ekonomistlerinin önemli bir çalışma alanı ise sendikalarda danışmanlıktır. Çalışma ekonomistleri ayrıca kamu yönetimi, iktisat ve işletme bölümleri mezunlarının çalışabilecekleri öteki alanlarda da görev alabilirler. Özel sektörde ilerleme kişisel yeteneğe ve yabancı dil bilmeye bağlıdır.

+ PSİKOLOJİ

Psikoloji bölümü, insan davranışlarının gözlem ve deney yöntemlerini kullanarak bilimsel bir biçimde incelenmesi ve nedenlerinin ortaya çıkarılması konularında eğitim ve araştırma yapar. Psikoloji, kuramsal ve uygulamalı psikoloji adı altında iki dala ayrılır.

Kuramsal Psikoloji: Bu dal, öğrenme, düşünme, güdülenme gibi psikolojik süreçlerle ilgilidir. İnsan ve hayvanlar üzerinde laboratuvarda deneyler yaparak psikolojik olayları inceleyen “Deneysel Psikoloji”, davranışların fizyolojik temellerini araştıran “Fizyolojik Psikoloji”, toplum tarafından etkilenen insan davranışlarını inceleyen “Sosyal Psikoloji”, insanda düşünme, öğrenme, duygu ve heyecan gibi psikolojik süreçlerin gelişimini inceleyen “Gelişim Psikolojisi” ve normal dışı davranışları inceleyen “Anormaller Psikolojisi” kuramsal psikoloji grubuna girer.

Uygulamalı Psikoloji: Kuramsal psikolojinin verileri günlük yaşamda insan davranışları ile ilgili sorunları gidermede kullanılır. İleri derecede uyum bozukluğu gösteren kimselerin davranışlarının nedenlerini ve tedavi yöntemlerini inceleyen “Klinik Psikoloji”; endüstride üretimi artırmak için en uygun elemanların seçimini ve çalışma ortamında olumlu ilişkiler kurulmasını sağlayan, tüketicinin isteklerini saptayan “Endüstri Psikolojisi”; hafif uyum sorunları olan kimselere yardım yollarını araştıran “Danışma Psikolojisi”; okulda öğrenme sürecini ve öğrencilerin başarısızlık sorunlarını inceleyen “Okul Psikolojisi” uygulamalı psikolojinin başlıca alanlarıdır.

Psikoloji programında temel felsefe, mantık, istatistik ve sosyoloji gibi temel konularda verilen dersler ile psikolojiye giriş, öğrenme psikolojisi, deneysel psikoloji, çağdaş psikoloji akımları, gelişim psikolojisi (çocukluk, gençlik, yetişkinlik, yaşlılık), fizyolojik psikoloji, psikolojik testler, zekâ-kişilik psikolojisi, anormal davranış psikolojisi gibi alan dersleri verilmektedir. Ayrıca uygulamalı dersler laboratuvarlarda ve sahada sürdürülür.

Psikoloji eğitimi görmek isteyen bir öğrencinin normalin üzerinde akademik yeteneğe sahip olması, psikoloji yanında felsefe, sosyoloji ve matematiğe ilgi duyması, ayrıca insanları anlamaya istekli, bilimsel meraka sahip bir kimse olması gerekir.

Psikoloji bölümünü bitirenler “Psikolog” unvanı ile görev almaktadırlar. Psikologlar genellikle uygulama alanında çalışırlar. Bir psikolog, çalıştığı kurumun niteliğine göre, ilgilendiği bireylere test, envanter gibi psikolojik ölçme araçları uygular, bireylerle görüşme yapar, sorunlarını anlamaya ve uygun çözümler bulunmasına yardımcı olmaya çalışır. Araştırma ve eğitim alanında çalışanlar gerekli ölçme araçlarını ve insan davranışlarını değiştirme yöntemlerini geliştirirler.

Bugün ülkemizde psikologlar Sağlık Bakanlığına ve üniversitelere bağlı ruh ve sinir hastanelerinde, ruh sağlığı merkezlerinde, kreş ve çocuk bakımevlerinde, huzurevlerinde, çocuk ıslahevleri ve cezaevlerinde psikolog; rehberlik ve araştırma merkezlerinde okul psikoloğu olarak görev almaktadırlar. Halen psikologlar için özel ya da resmi endüstri kuruluşlarında çalışma olanağı sınırlıdır. Ancak endüstri geliştikçe ve iyi eleman yetiştikçe bu alanlarda da psikologların iş bulma olanaklarının artacağı söylenebilir. Son zamanlarda bazı psikologların özel olarak işyeri açtıkları da gözlenmektedir.

Psikoloji bölümünü bitiren bir kimse, eğitimi sırasında felsefe, sosyoloji gibi alanlarda yeterli düzeyde eğitim görmüş olmak ve öğretmenlik sertifikası almak koşulu ile orta dereceli okullarda felsefe grubu öğretmeni olarak görev alabilir. Halen rehberlik ve araştırma merkezlerinde okul psikologlarına ve kliniklerde psikologlara gereksinme duyulmaktadır. Mevcut ve açılmakta olan üniversitelerin de psikoloji alanında öğretim elemanlarına gereksinmeleri artmaktadır. Bir psikoloji mezununun doyurucu bir iş bulabilmesi için psikolojinin belli bir dalında lisansüstü eğitim görmesi gereklidir.

+ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK

Rehberlik ve psikolojik danışma programlarının amacı, bireylerin gelişimlerini ve çevrelerine uyumlarını güçleştiren faktörleri ortadan kaldırarak, onlara en üst düzeyde gelişme ortamı sağlama; gizil güçlerini geliştirebilecekleri eğitim programlarına ve mesleklere yönelmelerine yardımcı olma konusunda çalışacak elemanları yetiştirmek ve bu alanda eğitim yapmaktır.

Rehberlik ve psikolojik danışma programlarında eğitime giriş, eğitim sosyolojisi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, istatistik ve araştırma gibi temel dersler yanında, öğrenme psikolojisi, çocukluk, gençlik psikolojisi, sosyal psikoloji, ölçme ve değerlendirme, psikometri, ruh sağlığı, rehberlik, psikolojik danışma mesleki rehberlik, özel eğitim programları, uyumsuz çocukların eğitimi, zihin özürlü çocukların eğitimi gibi alan dersleri okutulmakta ve uygulamalar yaptırılmaktadır.

Rehberlik ve psikolojik danışma programına girmek isteyen bir kimsenin normalin üzerinde bir genel akademik yeteneğe sahip, sosyal bilimlere, özellikle psikolojiye ilgili ve bu alanda yetişmiş, hoşgörü sahibi, sabırlı, insanlara içten sevgi ve saygı duyan, dinlemesini bilen, kendinden hoşnut, başkalarını oldukları gibi kabul edebilen bir kimse olmalıdır. İnsanlara yardım etmekten hoşlanan bir kimse için rehberlik, doyum sağlayıcı bir çalışma alanı olabilir.

Rehberlik ve psikolojik danışma programı bitirenler okullarda Rehberlik ve Araştırma Merkezinde ve dershanelerde “Rehberlik Öğretmeni” olarak görev alırlar. Rehberlik öğretmeni başarısız veya uyum güçlüğü gösteren öğrencilerle veya onların aileleri ile görüşür; onların davranışlarını gözlemler, testler uygular ve sorunların kaynağını ortaya çıkarmaya çalışır, tüm öğrencilerin, yetenek ve ilgilerine uygun programlara yönelmelerine ve sağlıklı bir kişilik geliştirmelerine yardımcı olur; bunun için bireylere bireysel olarak veya gruplar halinde psikolojik danışma ve rehberlik hizmeti verir, ailelere çocuk eğitimi konusunda danışmanlık yapar, özel eğitime ihtiyacı olan öğrencileri ilgili kurumlara havale eder.

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık programını bitirenler resmi ve özel okullarda, özel dershanelerde, rehberlik ve araştırma merkezlerinde görev alabilirler.

Sekiz yıllık eğitim uygulamasından sonra okullarda rehber öğretmenlere duyulan gereksinme artmıştır. Ayrıca bu alanda eğitim görenler özel sektörde, insan kaynakları birimlerinde görev alabilmektedirler.

+ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM

Halkla ilişkiler ve tanitim programinin amaci, gerek kamu, gerekse özel sektör kuruluşlarinin halkla ilişkiler, reklam ve tanitim birimlerinde çalişacak nitelikli elemanlari yetiştirmek ve bu alanda araştirma yapmaktir.

Halkla ilişkiler programinin 4 yillik egitim süresinin ilk iki yilinda sosyoloji, psikoloji, siyaset bilimleri, ekonomi, hukuk ve istatistik gibi temel dersler okutulmaktadir. Daha sonraki yillarda reklamcilik, fotografçilik, iletişim vb. konularda egitim yapilmaktadir.

Halkla ilişkiler ve tanitim programina girmek isteyen bir kimsenin sosyal bilimlere ilgili ve bu alanda başarili, normalin üzerinde bir sözel yetenege ve ikna gücüne sahip, girişken, insanlarla etkileşimde bulunmaktan hoşlanan, çevredeki kaynaklari seferber edebilen, yaratici bir kişi olmasi gerekir.

Halkla ilişkiler programini bitirenler çeşitli kurumlarda “Halkla Ilişkiler ve Tanitim Elemani” olarak görev alirlar.

Hakla ilişkiler ve tanitim alaninda yetişenler resmi ve özel kuruluşlarin tanitim birimlerinde, reklam ve kamuoyu araştirmalari ile ilgili kuruluşlarda görev alabilirler.

+ TURİZM İŞLETMECİLİĞİ VE OTELCİLİK

Turizm işletmeciligi ve otelcilik programinin amaci, çagdaş turizm anlayişina uygun olarak, müşterinin her türlü ihtiyacini karşilamak üzere çok çeşitli hizmetleri veren modern otel, lokanta vb. turistik yerleri yönetecek personeli yetiştirmektir.

Turizm işletmeciligi ve otelcilik programinda ilk yilda temel matematik, hukuk, ekonomi, istatistik, muhasebe dersleri verilir. Daha sonraki yillarda Türkçe, turizm işletmeleri ve yönetimi, pazarlama, konaklama tesisleri ve muhasebesi, personel yönetimi, turizm pazarlamasi, iş hukuku, Türkiye”nin turizm cografyasi, halkla ilişkiler ve yabanci dil gibi zorunlu derslerin yaninda, ikinci bir yabanci dilin de yer aldigi seçmeli dersler verilmektedir. Egitim kuramsal ve uygulamali olarak sürdürülmektedir.

Turizm ve otelcilik sektöründe çalışmak isteyenlerin dinamik ve sosyal yönleri kuvvetli insanlar olmaları gerekir. İnsanlarla iyi iletişim kurabilmek, müşterilerle etkileşimi sürekli olan bir meslek için çok önemlidir. Kendine güvenen, güçlükler karşısında şaşırmayan, çabuk ve doğru karar verebilen, sabır, nezaket ve anlayış vb. özelliklere sahip insanlar bu meslekte başarılı olabilirler.

Bu programı bitirenler “Turizm Yöneticisi” olarak, çeşitli tesislerde, değişik düzeylerde görev alırlar. Bu görevlerde başarılı oldukça üst kademelere yükselirler. Turizm işletmecisi unvanı ile otel yöneticisi olarak çalışan turizm yöneticisi otele gelen müşterilere sadece geceyi geçirecekleri bir oda sağlamaktan değil, aynı zamanda onların yiyip içmeleri ve eğlenmeleri için gereken koşulları hazırlamaktan da sorumludur. Bugün büyük oteller bir barınak olmanın ötesinde, giderek çok çeşitli sosyal etkinliklerin (nişan, düğün, kongre, konferans, seminer vb.) yapıldığı yerler haline gelmektedir. Otel yöneticisi çeşitli beğenileri olan müşterilere çeşitli hizmetler veren bir otelin işleyişinden sorumludur.

Otel, motel, lokanta vb. turizm tesislerinin yöneticisi, otelin çeşitli hizmet birimlerinde (resepsiyon, restoran, santral, oda servisi, alim-satim vb.) sorumlu kişileri görevlendirir ve bunlarin çalişmalarini denetler; müşteriye verilecek hizmetlerin çeşidini ve ödenecek ücreti saptar. Hizmetlerin sunuluşunda çikan sorunlari çözmek, müşterilerin şikayetlerini dinleyip, giderici önlemler almak otel yöneticisinin başlica görevlerindendir.

Turizm işletmeciligi ve otelcilik mezunlari daha çok otellerde ve turizm sektöründe çalişirlar. Teknolojinin ilerlemesi insanlarin boş zamanlarinin ve ulaşim olanaklarinin artmasina yol açmiştir. Bu da insanlarda çeşitli bölgeleri ve ülkeleri gezip görme istegi uyandirmaktadir. Yurtiçinde çeşitli amaçlarla seyahat eden insanlarin sayisinin artmasi yaninda, özellikle yurtdişindan birçok insan gezip görme amaci ile ülkemize gelmektedir. Turist sayisindaki bu hizli artiş ülkemizde çok sayida otel ve motel yapilmasina yol açmiş, otelcilik de kendine özgü egitimi olan bir uzmanlik alani haline gelmiştir. Önümüzdeki yillarda turizm alanindaki gelişmenin devam edecegi ve bu alanda iyi yetişmiş kimselerin iş bulma sorunu olmayacagi söylenebilir. Kişisel yetenek ve yabanci dil meslekte başarili olmaya ve ilerlemeye olanak vermektedir.

+ MÜTERCİM-TERCÜMANLIK

Mütercim Tercümanlık programı İngilizce yazılmış bir metnin başka bir dile yazılı olarak nasıl çevrileceği (mütercim) ve İngilizce”deki bir konuşmanın başka bir dile nasıl çevrileceği (tercümanlık) konularında eğitim yapar.

Dil ve edebiyat başligi altinda toplayabilecegimiz Türk Dili ve Edebiyati, Dogu Dilleri ve Edebiyatlari, Bati Dilleri ve Edebiyatlari, Eskiçag Dilleri ve Kültürleri ve Mütercim Tercümanlik gibi programlarda başarili olabilmek için genel akademik yetenegin yani sira sözel yetenek, güçlü bir bellek ve dikkate sahip olmak gereklidir. Ayrica, dil ve edebiyat konularinda özellikle eskiçag dilleri ve kültürleri ve dilbilim alanlarinda egitim görmek isteyenlerin bilimsel meraka sahip olmalari, eski eserleri araştirmaya ilgi duymalari beklenir. Sümeroloji ve Hititoloji gibi programlar eski uygarliklara merak duyanlarin ilgisini çekebilir.

Mütercim tercümanlık programına gireceklerin ise zengin bir genel kültür yanında gramer ve kompozisyonda başarılı ve geniş bir sözcük dağarcığına sahip olmaları gerekir. Özellikle tercümanlık çeşitli tipte insan tanıma olanağı verdiğinden, hareketli bir çalışma ortamından ve sosyal ilişkilerden zevk alanlar için önerilebilir. Bu programlarda dersler genellikle kuramsal olarak sürdürülmekte, öğrenciler fakülte kütüphanelerinde araştırma yapmakta, gerektiğinde fakültenin dil laboratuvarlarından yararlanmaktadırlar.

Dil ve edebiyat başligi altinda toplanan bu programlardan mezun olanlar degişik unvanlarla çalişirlar. Dilbilimci olarak çalişmak isteyenler, bir dilin yapisini, kaynagini, başka dillerle ilişkisini araştirir; fonetik, anlam, gramer ilkelerini uygulayarak herhangi bir dilin gelişmesini inceler; tek sözcüklerin, birleşik sözcüklerin, eklerin, takilarin kaynaklari, gelişmeleri, anlam degişmeleri üzerinde çalişir, dil sistemleri geliştirirler; bir dil için sözcüklerin çeşitli kullanişlarina göre anlamlarini açiklayan sözlükler hazirlarlar. Bu kimseler genellikle üniversitelerde görev alirlar.

Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunları kütüphanelerde, arşivlerde, Kültür Bakanlığında, TRT Kurumunda görev alabilirler, yükseköğretim kurumlarında “Okutman” olarak çalışabilirler. Öğretmenlik sertifikası olanlar orta dereceli okullarda “Öğretmen” olabilirler. Özel yetenekleri olanlar gazete ve dergilerde “Yazarlık”, “Editörlük” yapabilirler.

Latin Dili ve Edebiyatı ile Yunan Dili ve Edebiyatı mezunları müzelerde, epigrafi (yazıt bilim) alanında, kültür ve turizm faaliyetleri ile ilgili alanlarda, arşivlerde, eski belgelerin tercüme işlerinde çalışabilirler. Ancak epigrafi ve arşiv alanında uzman olmak için yurt dışında bir kaç yıllık eğitim görmek gerekmektedir.

Tercümanın işi iki türlüdür. Birincisi “eşzamanlı tercüme” olup bir dilde konuşulanları, konuşma devam ederken, aynı zamanda başka bir dile çevirmedir. Bu tip tercüme uluslararası konferanslarda çok gereklidir. Elektronik araçların gelişmesi ile bu alanda da ilerlemeler olmuştur. Tercüman, konferans salonunun arkasında bir kabinde oturur ve kulaklık ile konuşmacının söylediklerini dinlerken aynı anda mikrofona, konuşulanların tercümesini söyler. Dinleyiciler de bunu kulaklıkları ile dinlerler.

Eşzamanlı tercümede, tercüman konuşmacıyı çok dikkatle dinlemek, onun jest ve mimiklerini izlemek zorundadır. Bu da çok iyi bir lisan bilgisini, dikkatli ve sabırlı olmayı gerektirir.

İkinci tür tercümede, konuşmasını bitirdikten sonra tercüman söylenenleri çevirir. Bu tür tercümede her cümle iki defa söylendiğinden zaman alıcıdır. Bu tercümede de tercüman konuşmacının söylediklerini hatırda tutmak ve konuşmayı değiştirmeden çevirmek zorundadır. Mütercim ise bir dille yazılmış bir metni başka bir dile (Türkçeye) çevirir.

Eskiçağ dilleri ve kültürleri programları mezunları genellikle yükseköğretim kurumlarında bilimsel araştırmalar yapabilirler. Sümeroloji mezunları müze arşivlerinde çivi yazısı uzmanı olarak görev alabilirler.

Doğu Dilleri ve Edebiyatı mezunları Sanayi ve Ticaret Bakanlığında, TRT Kurumunda, elçiliklerde, ithalat ve ihracat şirketlerinde görev alabilirler. Arap Dili ve Edebiyatı programını bitirenler Diyanet İşleri Başkanlığında çalışabilecekleri gibi orta dereceli okullarda öğretmenlik yapabilirler.

İtalyan dili ve edebiyatı programından mezunlar, İtalyan Lisesi’nde ve konservatuvarlarda öğretmenlik yapabilirler.

Batı dilleri bölümlerini bitirenler yabancı dilde ya da Türkçe eğitim yapan orta dereceli okullarda yabancı dil öğretmeni veya yükseköğretim kurumlarında okutman olarak görev alabilirler. Öğretmen olmak isteyen kimseler için bu bölümlerde dil öğretimi konusunda ayrı ders programları düzenlenmiştir.

Batı dilleri programından mezun olanlar TRT Kurumunda, Dış İşleri Bakanlığında, elçiliklerde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığında, turizm acentalarında ve ticari şirketlerde mütercim-tercüman olarak çalışabilirler.

Batı ve doğu dilleri ve edebiyatları programını bitirenlerin iş bulma olanakları, dilini öğrendikleri ülke ile ülkemiz arasındaki kültürel ve ticari ilişkilere bağlı olarak değişmektedir. Genel olarak mezunlar Sanayi ve Ticaret Bakanlığında, elçiliklerde iş bulma olanağına sahiptirler.

Not: Ülkemizde nüfus ve eğitime verilen önem arttıkça okullardaki öğretmen açığı büyümektedir. Özellikle okul öncesi eğitim öğretmeni, sınıf öğretmeni, resim, müzik, beden eğitimi ve yabancı dil öğretmenlerine ihtiyaç vardır.

Öğrencilerin tercih listelerini oluştururlarken mutlaka rehber öğretmenlerinden yardım almalıdırlar. Seçilen bölümlerin teknik olarak doğru sıralanması yeni sınav sisteminde son derece önemli bir hale gelmiştir. Öğrencinin almış olduğu puana göre kazanabileceği kendisine en uygun bölüme girebilmesi için bilinçli bir tercih ve doğru sıralama çok önemlidir.

BAĞLANTILAR